Tüylü Dostlarımız.com

Sitemize hoşgeldiniz. :)

Tüylü Dostlarımız.com

Yorumlarınızı eksik etmeyiniz. :)

Tüylü Dostlarımız.com

Köpekler hakkında bilgiler ve fazlası..!

Hachiko'nun Gerçek Hikayesi..

Haçiko (10 Kasim 1923 – 8 Mart 1935) Odate'de doğdu. 1924 yılında Tokyo Üniversitesi'nde görev yapan Japon profesör Dr. Hidesabura Ueno, küçük bir köpek yavrusu edindi. Profesör Ueno, köpeğine Japoncada "sekiz tane" anlamına gelen Haçiko adını koydu. Safkan akita cinsi beyaz bir erkek olan Haçiko, her sabah üniversiteye gitmek için evden metroya yürüyen sahibine eşlik etti. Metronun dış kapısına kadar getirdiği sahibini uğurladıktan sonra da eve döndü. Çok geçmeden bir akşam üniversite dönüşünde metronunn çıkışında Haçiko'yu kendisini beklerken gördü profesör ve çok şaşırdı. Bu akıllı köpek sahibinin eve dönüş saatlerini hesaplayarak ve aynı yolu kullanacağını düşünerek metronun önüne gitmişti.
Ondan sonraki bir yıl boyunca, Haçiko her sabah sahibini metroya kadar götürdü, her akşam iş çıkışında da metronun önünde karşıladı. Hiç saatini şaşırmadı.
Ama bir akşam metrodan çıkmadı profesör. Haçiko gözleri metronun kapısında gece boyunca bekledi. Bir sonraki akşam yine yoktu profesör. Üçüncü akşam metrodan yine çıkmadı. Üniversite'de kalp krizi geçirip ölmüştü profesör...
Haçiko her akşam sahibim metrodan çıkar diye inatla bekledi. Haftalar, aylar boyunca her akşam Tokyo metrosunun Shibuya istasyonu'nun kapısına gitti. Haçiko tam 9 yıl boyunca sahibinin gelmesini bekledi. 11 yaşındayken metronun kapısında öldü.
(1935)

Dosya:Hachiko.JPG
Bugün Tokyo'ya gidenlerin Shibuya istasyonunun kapısında karşılaştığı köpek heykeli Haçiko'dur. Japonlar, sadakat ve insan hayvan ilişkisinin sembolü olarak ölümünden hemen sonra 9 yıl boyunca sahibini beklediği yere Haçiko'nun heykelini diktiler.

hachikostatuethumb Gerçek Hayattan; Hachiko Bir Köpeğin Hikayesi

II. Dünya Savaşı'ndan sonra da unutmadılar ve savaş sırasında tahrip olan heykelin yerine 1948'de yenisini diktiler. Bugün Shibuya istasyonu'nun o kapısı Haçiko çıkışı olarak biliniyor ve Tokyo'nun en önemli buluşma merkezlerinden biridir. Her yıl Haçiko'nun ölüm yıldönümü olan 8 Mart'da da birçok hayvansever heykelin önünde buluşurlar. Haçiko'nun hikayesi 1987 yılında bir Japon filmine de konu oldu. Ülkemizde de Japon filmleri festivali'nde gösterilmişti. 70 yıl önce yaşanmış bu köpek hikayesinin şimdi de Hollywood versiyonu çekildi ve Haçiko'nun sahibi Profesörü Richard Gere canlandırdı.

Köpeğinizi Mutlu Etmenin 7 Yol


1 ) Düzenli egzersiz ve taze hava köpeğinizin bağışıklık sisteminin doruk noktasında işlemesini sağlayacaktır.Egzersiz çok yorucu bir tempoda olmak zorunda değil sadece devamlı bir yürüyüş veya yerel bir parkta onunla oynanan dostça bir oyun köpeğinizin fiziksel olduğu kadar zihinsel yapısını da geliştirecektir.


2 ) Veteriner ile yapılan düzenli bakımlar şarttır. Veterinerinize yapılan düzenli ziyaretler aklınıza gelebilecek herhangi bir soruyu ona sormanızıda sağlayacaktır,bunun yanında veterinerinize petinizde ciddi ciddi bir şekilde gelişmeden önce herhangi bir sorunu tespit etme imakanını da verecektir. 

3 ) Köpeğinize temiz ve sakin bir çevre sağlayın. Petinize uyuyabileceği sakin ve güvenli bir yer verin.Bir çok köpek türü ev içinde aile ile birlikte yaşamayı tercih eder.Sadece bir kaç büyük çaptaki köpek için insan temasından uzak olan çevresel şartlarında evi veya doğada diğer hayvanları korumak için ev dışı bir hayat idealdir.

4 ) Köpeğinize çitlerle çevrili bir bahçe veya benzeri uygunlukta bir yere ulaşma imkanı sunun.Böylece uzun süre evden uzak kaldığınız zamanlarda köpeğiniz kendilerini gün içerisinde bu şekilde rahatlatabilir ve eve oranla daha geniş bir açık alanda zamanını geçirebilir.

5 ) Sağlıklı , taze yiyecek ve temiz su köpeğinizin sağlığını koruma açısından oldukça önemlidir.Çiğ yiyecekler popüler olmaya devam etse de köpeğiniz bundan zevk almadığı taktirde çok çeşitli alternatifler bulabilirsiniz.Etiketlerini dikkatlice okuduktan ve yapay renkler,tatlandırıcılar ve benzeri koruyucu maddelerden uzak olan hazır yiyecekleri satın alabilirsiniz.Güvenerek alacağınız hazır mamalar dostunuzun eksik kalan vitaminlerin de giderilmesini sağlayacaktır.


6 ) Günlük taranma tüm köpekler için önemlidir , özellikle de uzun tüylü olanlar için.Köpeğiniz için gece yatmadan önce uzun sürmeyecek şekilde taranması iki nedenden dolayı önemlidir.Dökülen tüy ve cildlerini temizleyecek ve ayrıca köpeğinizde gelişebilecek diğer sorunların erkenden tesbiti gibi size olanakta verecektir.Köpeğinizin dişlerinin fırçalanması da onların agız sağlıgı için özel diş macunu formülleri ve diş fırçaları vardır.(İNSANLAR İÇİN ÜRETİLEN DİŞ MACUNU ve DİŞ FIRÇALARINI KÖPEĞİNİZ İÇİN KULLANMAYINIZ...)

7 ) Profesyonel eğitimcilerle yapılan olumlu,zevkli eğitimler sizin ve köpeğiniz için iyi bir seçenektir.Eğitim , hem köpeğiniz hem de sizin için eğlenceli olabilir.Cezalandırmaya veya olumsuz yöntemlere dayalı eğitim derslerinden uzak durunuz.Ödüle dayanan bir eğitim köpeğinizi doğru bir şekilde yönlendirmenizi ve köpeğini için tam olarak neyi istediğinizi gösterecektir.


- Tüylü Dostlarımız.com

KÖPEKLERİ ZİNCİRLEMEYİNİZ !


LÜTFEN KÖPEKLERİ ZİNCİRLEMEYİNİZ, ZİNCİRLEYENLERİ UYARINIZ; ÇÜNKÜ:

...
Zincirden kurtulmaya çalışırken boynu yaralanabilir ya da zincir boynunda enfeksiyon yapabilir.
...
...
Kötü niyetli insanlardan kaçamaz.
...
...
Serbest bir köpeğin saldırısından kaçamaz.
...
...
Bölgenize göre; başka bir yırtıcının saldırısından kaçamaz.
...
...
Zincirin uzunluğunca bir yere atlayıp boğulabilir.
...
...
Bir sel gelip de siz orada olmadığınızda çaresiz kalabilir.
...
...
Bir deprem olup da siz yoksanız, çaresiz kalabilir.
...
...
Size bir şey olması halinde açlık ve susuzluktan ölebilir.
(Nasıl olsa sahipli diyerek ilgilenmeyebilir diğer insanlar.)
...
 
...
Zincirini unutup hızlı hareket ederse boynu kırılabilir.
...
...
Zincirin ağırlığı, özellikle yavrularda boyun anatomisini bozabilir.
...
...
Hava koşullarına ve her türlü dıştan müdahaleye karşı savunmasız kalabilir.
...
...
Bütün bunlar olmasa bile yapayalnız kalır.
...
...
Mutsuz olur.
...
...
Herhangi bir canlıyı zincirlemek eziyettir.
...
...
DOST, DOSTU ZİNCİRLEMEZ!
...

- Tüylü Dostlarımız.com

Köpekleri Mutlu Etmenin 40 Yolu


1- Köpeğinizin tüylerini sık sık tarayın: Köpeğinizi düzenli bir şekilde taramanız ve ona mesaj yapmanız köpeğinizi memnun edecektir. Bu aynı zamanda onu deri ve tüy hastalıklarından koruyacak, kan dolaşımını canlandıracak ve aranızdaki sevgi bağınızı güçlendirecektir. Köpeğiniz için en uygun Köpek taraklarını seçmeye dikkat edin!
2- Köpeğinizi bir padişah gibi besleyin: Köpeğinizin iyi beslenmesihem fiziksel sağlığı açısından hem de fiziksel rahatlığı açısından onu oldukça memnun edecektir. Fakat köpeğinizi beslerken dikkat etmeniz gereken bir kaç konuda var. Örneğin köpeğiniz sırf çok seviyor diye veteriner hekiminizin onaylamadığı köpeğinize zararlı olabilecek marka mamalardan ve ödül mamalarından uzak durmanız gerekir. Bu türden bazı ürünlerde yoğun gıda boyası ve kimyasal tatlandırıcılar köpeğinizin sağlığını tehdit edecektir.
 3- Köpeğinizi pire ve kenelerden koruyun : Bu konuda kesinlikle hassas davranın. Onu sürekli rahatsız eden pire ve kenelerden kurtulması onu oldukça mutlu edecektir. Son dönemde pet shoplarda ya da veteriner klinikleri dışında marketlerde satılan kene ve pire ilaç damlaları köpeklerinize zarar verebilir. Hangi ilaçı nasıl kullanacağınızı mutlaka veteriner hekiminize danışın. Köpeğinizin sağlığı ve sizin sağlığınız açısından bu önemli ayrıntıdır.
4- Onunla hergün oynayın: Onunla oyun oynamanız onun gelişimi için oldukça önemlidir. Köpeğinize vakit ayırın ve onunla oynayacağınız oyunları öğretin.  Onunla geçirdiğiniz vakit sizinde hem fiziksel hem psikolojik sağlığınızı onun kadar olumlu etkileyecektir.
 5- Cinsine ve yaşına uygun Köpek Maması seçimi yapın: Nasıl ki köpeğinizi kedi mamasıyla beslemiyorsanız, yavru köpeğinizi de yetişkin köpek mamasıyla beslemeyin. O’nun ihtiyaçlarına uygun köpek mamasıseçimi yapınız.
6- Bol bol taze su içmesini için suyunu yenileyin: Özellikle sıcak yaz aylarında köpeğinizin bol bol su içmesini sağlayın. Önünde sık sık suyunu değiştirdiğiniz, büyükçe bir kap bulundurun. Köpekler sıcaktan çok etkilenir, özellikle soğuk iklim şartlarına göre genetiği şekillenmiş köpekler için yaz sıcaklarından korunmak hayati öneme sahiptir.
 7- O’nu ödüllerin: O’nu sık sık takdir edin. Bunun için köpek ödülleriniköpek bisküvilerini ve ödül mamalarını kullanabilirsiniz.
8- O’nu sık sık gezintiye çıkarın: Köpeğinizle sık sık kısa gezintilere çıkın. Bu evinizin önündeki küçük bir park bile olabilir. Yeter ki sizinle vakit geçirebileceği evden farklı açık hava olsun. Gezdirdiğiniz yerde onun ilgisini çekebilecek obje ve nesnelerin olması onun için bu gezintiyi daha keyifli bir hale sokar. Onun bu sevincine ve merak eşlik etmeniz onu mutlu edecektir. Ayrıca arkadaşlarınızın köpekleri varsa kendi köpeğinizle tanıştırıp onun daha da sosyalleşmesi sağlayabilirsiniz.
 9- Doktorculuk oynamayın: Unutmayın ki siz veteriner hekim değilsiniz. Siz sadece bir evcil hayvan sahibisiniz. Bu yüzden köpeğinizi kendiniz tedavi etmek yerine bilgili, tecrübeli ve emin ellere teslim edin. Daha önce bilmem kaç köpeğe bakmış olmanız sizin onu tedavi edebileceğiniz anlamına gelmez. Bu konu uzmanlık gerektiren bir konudur. Kendi kendinize köpeğinize ilaç uygulamak yerine eğer veteriner hekiminize güvenmiyorsanız çevrenizin önerilerine göre güvenebileceğiniz bir veteriner hekim danışın.
 10- Evinizde O’nun için güvenlik önlemleri alın: Artık yalnız değilsiniz, bu sebeple yaşadığınız mekana O’nu da dahil edecek ve ona göre önlemler almalısınız. Örneğin O’nun için tehlikeli olabilecek deterjan vb maddeleri O’nun ulaşabileceği yerden kaldırmalısınız. Yavru köpekler özellikle etrafta dolaşan kabloları kemirmeyi çok severler. Ortalıkta kablo bırakmayın. Eğer bırakmak zorundaysanızda mutlaka onun yaklaşmasını engelleyen köpek uzaklaştırıcı spreyleri kullanın..
 11- Veteriner Hekiminizin telefon numarasını herzaman ulaşabileceğiniz bir yere kaydedin:Köpeğiniz sizinle oldukça unutmayın ki her an Veteriner hekiminize ihtiyaç duyabilirsiniz. Bu yüzden telefon numarasını her an ulaşabileceğiniz bir yere kaydedin ki acil durumlarda zaman kaybetmeyin. Başka güvenebileceğiniz veteriner hekimlerin adreslerini de mutlaka  bir kenara not edin. Çünkü acil bir durumda kendi veteriner hekiminize ulaşamayabilirsiniz.
 12- Yürüyün, yürüyün ve yine yürüyün: Köpeğiniz için ve tabi ki sizin için yürümek olmazsa olmaz olmalı. Yürümek en az sizin köpeğiniz kadar size de oldukça yararlı olacaktır. Gün içerisinde biriken enerjiyi ve kaloriyi her ikinizinde atması gerekir. Bu köpeğinizin hem direncini arttırır hem kilosunu dengeller hem de psikolojisine faydalıdır.
13- O’nu kısırlaştırın : Kısırlaştırılmış köpekler daha sağlıklı ve daha uzun yaşarlar. Aynı zamanda kısırlaştırma beklenmeyen gebeliklerin sizin için de istenmeyen durumlara yol açmaması için şarttır.Köpeğinizin kısırlaştırıldıktan sonra nasıl besleneceğine dikkat etmeniz ve bu konuda  veteriner hekimizden yardım almanız gereklidir. Ama kabaca buna uygun light köpek mamalarını ya dakısırlaştırılmış köpekler için üretilmiş olan mamaları kullanmanızı önerebiliriz.
 14- Fit olmasını sağlayın: Köpeğinizi beslediğiniz köpek maması onun genel sağlık durumuna uygun olmalı. Örneğin eğer köpeğiniz kiloluysa ona uygun bir diyet köpek maması kullanmalı ve aynı şekilde çok zayıfsa ona göre bir mamayla beslemelisiniz. Çünkü iyi beslenmiş bir köpek mutlu bir köpektir.
 15- Köpeklerinizin tırnaklarını kesin : Uzun tırnaklar köpeğinizi çok rahatsız eder, bu yüzden veteriner hekiminize düzenli olarak tırnaklarını kestirin veya siz yapabiliyorsanız köpeğiniz için bir köpek tırnak makası edinip, kesimini siz yapın. Köpeklerimiz bizimle aynı evde yaşamaya başladığından beri tırnaklarını dışarı çıkmadıkları için törpüleyemezler. Bu yüzden tırnakları uzar. Doğal hayatta köpek böyle bir şeye ihtiyaç duymazken bizimle birlikte evcil hayata uyum sağlamış evcil köpeklerimizde bu bir sorun haline gelmektedir. Köpekte tırnak bakımı ihmal edilmemesi gereken bir detaydır.
16- Oyuncakları konusunda dikkatli olun: köpeğinizin fiziksel ve psikolojik gelişimi için oyun çok önemlidir.  Fakat köpeğiniz için oyuncak seçerken ona zarar verebilecek materyalden yapılmış oyuncaklardan kaçının. Köpeklerinizi  yalnız başına evde bıraktığınızda bazen size öfkelenebilirler. Bu öfkelerini de onlar için aldığınız köpek oyuncaklarından çıkarır ve hatta bazen yerler. Köpeğiniz evdeyken onun oynaması için yanında bırakacağınız oyuncakların çabuk parçalanabilir ve yendiğinde zarar verir nitelikte olmamasına dikkat edin.  Eğer parçalanır bir oyuncağı varsa ve onu seviyorsa sizin gözetiminizde hatta sizinle oynamasında fayda vardır.
17- Bırakın koklasın: Köpekler koklamayı, etrafını koklayarak keşfetmeyi çok severler. Bu yüzden onu sık sık dışarı çıkarın ve etrafını koklayarak tanımasına olanak verin. Koklamak onların etrafı tanıması ve kendine olan güvenini pekiştirmesi için çok önemlidir.
18- Git getir !: Köpeğinizle oyun oynayın. Özellikle git getir oyununu köpekler çok sever. Bu oyun için köpek frisbeeleri veya köpek oyuncak topları kullanabilirsiniz.
19- O’nu anlamaya çalışın: Köpekler bizim gibi kendilerini ifade edemeseler de onların da kendine has kendini ifade etme yolları vardır. Örneğin kuyruk şekilleri onu anlamanıza çok yardımcı olur. Köpeğinizin kuyruk hareketlerini gözlemleyin. Kuyruğu aşağıya doğru sarkıksa kokmuş veya endişeli demektir; deli gibi sallıyorsa elbette ki çok mutlu. Onu mutlu etmek için onu anlamak için çaba gösterin.
20- Kulak temizliğine dikkat edin, önem verin: Köpeğinizin kulaklarını ona özel köpek kulak temizleme solusyonlarıyla olarak temizleyin. Köpeğinizin sık sık kulaklarının kontrol edin. Yaz aylarında pisi pisi otlarının olduğu yerlerde gezdirirdikten mutlaka kulaklarının içine bakın. Unutmayın ki temiz köpek mutlu köpektir.
21- Islak Mama sürprizleri yapın: Köpekler genelde ıslak mamayı çok severler. Genel beslenmesi için değil fakat arada sırada konserve yaş mamayla onu mutlu edin. Eğer markanız kaliteliyse sürekli onunla da besleyebilirsiniz. Köpeğiniz eğer az su tüketiyorsa beslenmesindeki konserve yaş mama oranını arttırmalısınız.
 22- Onu okşayın: Köpeğinize sık sık dokunun, onu okşayın. Bu onu oldukça mutlu edecektir. Köpeğinizle sizin aranızdaki elektirik alışverişi her ikinizi de mutlu edecek ve rahatlatacaktır.
 23- İsimlik kullanın: ilk olarak onun güvenliği için köpeğinizin tasmasında üzerinde telefonunuzun yazdığı bir köpek isim künyesi takın. Böylece olası tehlikeli durumlarda size daha kolay ulaşılabilir.
24- Kemirebileceği oyuncaklar alın: Birşeyleri kemirmek, gevelemek köpeklerin stresini azaltır. Bu sebeple onlara kemirebilecekleri, dişlerini kaşıyabilecekleri köpek oyuncakları ve kemikler alın.
25- O’nu suya sokun: Hemen hemen her köpek ırkı suyu sever. Hatta bazıları çok iyi yüzücüdürler. O’nu suya alıştırın. Alışınca göreceksiniz ki bundan çok keyif alacak. Özellikle yaz aylarında her gün köpeğinize suya sokmanız ve yüzdürmeniz gereklidir. Fakat eğer köpeğinizi denize sokuyorsanız sonrasında mutlaka durulamalısınız. Aksi taktirde biriken tuz köpeğinizin deri ve tüylerine zarar verir. Ayrıca tüylerin renklerini de değiştirecektir.
26- Hadi bul oyunu oynayın: Köpeğinize oturmasını söyleyin. O’na bir ödül maması gösterin ve saklayın. Örneğin kapının arkası, bir peçetenin altı gibi. O’nu bulmasını isteyin ve bulduğu zaman O’nu kutlayıp, ödüllendirin.
27- Yemek artıklarıyla beslemeyin: Bizim için yememizde hiçbir sakınca olmayan yiyecekler köpeklerde bir çok sağlık problemine yol açabilir. Bu sebeple köpeğinizi O’na uygun bir köpek mamasıyla besleyin, masada kalan artıklarla değil. Köpeklerin yememesi gereken yemek artıklarını bilmekte fayda var. Eğer ille de yemekle beslemek istiyorsanızda onun için ayrı yemek yapmanız gerekir.
28- Köpeğinizin fotoğrafını çekin: Bir çok köpek fotoğraf çekilmeyi, poz vermeyi çok sever. Bu sizin için de çok keyifli olacak.
 29- O’nunla konuşun: Köpeğinizi önemseyin ve O’nunla konuşun. Sizi anlayıp dinleyecektir. Sizin sözlerinizi anlaması gerekmiyor. Ruh durumununuz ve kelimeler üzerindeki vurgularınız sayesinde sizi bir arkadaşınız kadar iyi anlayacak ve ruh durumunuza ortak olacaktır. Bu iletişimi inatla sürdürmeniz durumunda zamanla sizde onu daha iyi anladığınızı farkedeceksiniz.
30- Köpeğinizi aşırı sıcaktan koruyun: Özellikle sıcak yaz aylarında köpeğinizi aşırı sıcaklardan koruyun. O’nu günün serin zamanlarında örneğin sabah erken veya akşam üstü serinde dışarı çıkarın. Ayrıca gün için aşırı sıcak zamanda köpeğinizi suyla ıslatın fakat her zaman köpek şampuanıkullanmayın.
31- Düzenli olarak veteriner Hekiminize götürün: Bir sağlık problemi olmasa bile köpeğinizi düzenli olarak veteriner hekiminize kontrol ettirin. Aşı zamanları aynı zamanda bir muayene imkanı verecektir size. Veteriner hekiminize aşı sırasında aklınızda soruları sorabilir ve onun muayenesine yardımcı olabilirsiniz.
 32-Dişlerini fırçalayın: Köpeğinizin dişlerini düzenli olarak fırçalamak için O’na uygun bir köpek diş fırçası ve diş macunu edinin.
 33-Köpeğinizi Yıkayın: Köpeğinizin deri ve tüylerine uygun bir şampuanla köpeğinizi düzenli olarak yıkayın ve herzaman mis gibi kokmasını sağlayın. 15 günde bir mutlaka yıkamanızda fayda var. Çünkü gün içerisinde havadaki tozlar köpeğinizin tüyleri arasında girerek neminde etkisiyle derisine yapışır. Havasız kalan deri enfeksiyonlara açık hale gelir. Yaz aylarında bir çok köpeğin çeşitli yerlerinde yaraların çıkmasın bir sebebi de budur.
34- Şekerden uzak tutun: Şekerli yiyecekler özellikle çikolata köpeğiniz için zehirleyici olabilir. Köpeğinizi kesinlikle şekerden uzak tutun.
 35- Köpeğinize karşı kibar olun: Köpeğinize karşı her zaman nazik olun. O’na asla vurmayın. Hata yapsa da asla şiddet uygulamayın. Bu size karşı olan güvenini zedelemekten başka bir işe yaramayacaktır.
 36- Yatağından ayırmayın: Bir yolculuğa çıkacaksınız ve Köpeğinizi bir kaç günlüğüne bir arkadaşınıza bırakıyorsunuz. Köpeğinizi devamlı uyuduğu, kokusuna alışkın olduğu yatağından sakın ayırmayın. Beraberinde yatağını da götürmeyi unutmayın. Köpek için köpek yatakları önemli bir nesnedir.
37- Aşılarını ihmal etmeyin: Köpeğinizin kesinlikle bir karnesi olmalı. Bu karneden aşılarını kolayca takip edebilrsiniz. Veteriner hekiminizin önerdiği aşıları önerdiği zamanlarda yaptırmaya özen gösterin. Aşılama için sabit bir aşı programı yoktur. Her veteriner hekim aşı programını kendi bölgesindeki hastalıkların görülme sıklığına ve derecesine göre belirler. Bu konuda her veteriner hekimin farklı uygulama içinde olabilmesi normaldir.
38- Köpeğinizle dans edin: Müziği açın ve O’nunla dans edin. Köpekle dans mı edilirmiş demeyin. Bunu küçümsemeyin sadece deneyin ve görün!..
 39- En iyi arkadaşı siz olunKöpeğinizle konuşun, dertleşin. Birbirinizin en iyi arkadaşı olun. O sizi dinleyecektir. Dinlemek konusunda köpeğinizden daha iyi dost bulamazsınız. Sıkça göz teması kurun. İçinizdekileri gözleriniz aracılığıyla onunla paylaşabilirsiniz. Sizi anlayacaktır. Aynı yöntemle sizde onu anlamaya onunla arkadaşlığınızı pekiştirmeye çalışın.
40- Hakkını verin: Siz bir can sahiplendiniz. O’nun sorumluluklarını yerine getirin, Dostunuzun hakkını verin. O haksızlığı da hakkını aldığını da hisseder.




- Tüylü Dostlarımız.com

Yavru Köpek Bakımı


Köpeğiniz ilk kez eve geldiğinde, korkak ve huzursuz davranışlar sergileyebilir. Bu davranış biçimi, annesinden ve kardeşlerinden ayrılmasından kaynaklanır. Diğer bir nedeni de ev ortamının ona yabancı olmasıdır. Bunları normal olarak karşılamalı ve ona sevgi içinde yaklaşmalısınız. Evdeki ilk günlerinde çevresini tanıyıp bu yeni ortamına alışmasına imkan vermelisiniz. Onunla oyunlar oynayarak bu tedirginliklerinden kurtulmasını ve size alışmasını sağlayabilirsiniz.
 Yavru Köpeklerde Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Püf Noktaları 
- Öğrenme 
- Ödüllendirme 
- Cezalandırma 
- Egzersiz 
- Tüy Bakımı Fırçalama 
- Banyo 
- Diş Değişimi 
- Sosyalleştirme 
- Yavru Köpeğinizle Veterinere İlk Ziyaret

- Tüylü Dostlarımız.com

Köpeklerde Eğitim


Köpeklerde Eğitim 

Genel eğitim yavru köpeğiniz eve girdiğinde başlar. Çoğu zaman kararlı bir ses tonuyla "HAYIR" zaman içinde yeterli olacaktır. İstemediğiniz bir eşyayı kemiriyor veya onunla oynuyorsa siz kararlı bir ses tonuyla "HAYIR" deyin. Çünkü sizin ses tonunuzdan kızıp kızmadığınızı anlayacaktır. Sonra ona aldığınız oyuncaklardan bir tane verin ve sevin.

Çok küçük yavrularda istediğiniz eğitimi vermek biraz daha fazla zaman alacaktır. Bunun için bıkmadan usanmadan anlatmak istediğinizi tekrarlamalısınız. Bu arada evde herkesin aynı davranış biçimini sergilemesi ve zaaf göstermemesi gerekmektedir. Yoksa siz farkında olmadan herkesi istediği gibi kullanacaktır. Unutmayın ona gelişme döneminde vereceğiniz iyi bir eğitim hem onun, hem de sizin hayatınızı kolaylaştıracaktır. Aksi halde 12-14 yıllık bir kabus ile birlikte yaşamak zorunda kalırsınız. Hayatı paylaşmak yerine ona bağımlı kalır ve onun kölesi olursunuz. Siz her gün onunla sanki bir insanmış gibi konuşarak eğitebilirsiniz. Otur, yat, kalk, yürü, yavaş, bekle ve dur gibi sözcükleri ödüllendirme yöntemini uygulayarak öğretebilirsiniz. İstediklerinizi uyguladığında onu mutlaka ödüllendirin. Bu ödül köpek çikolatası veya bisküvileri olabilir. İlk başta eğitimin anlamını çözemese de zaman içinde ödüllerinde katkısı ile sizin komutlarınıza uymaya başlayacak ve sonra da kelimelerin anlamını çözecektir.

Köpeğinizin tasmaya tepki vermemesi için mümkün olduğunca küçük yaşlardan itibaren tasma alışkanlığını kazandırmanız gerekmektedir. Aksi halde ileri yaşlarda takılan tasmalara alışması uzun zaman alacak ve bir o kadarda zor olacaktır.

3 aylıkdan itibaren (eğer aşıları bitti ise) artık ona dışarda gezdirme kayışı ile yürüme eğitimi verebilirsiniz. İlk günler tasma ile yürümek istemeyeceği için oturacaktır. Siz tasmayı hafifçe çekip bırakarak yürümesi için onu uyarın. Ama kesinlikle yerde sürüklemeyin. Eğer farklı bir tarafa yürüyorsa siz onu takip edin. Önemli olan tasma ile yürümesidir. Tasma ile yürümeye alıştıktan sonra siz onu istediğiniz tarafa yönlendirebilirsiniz. Yürümeye başladıktan sonra sağa sola çekiştirmeler olabilir, sizin yapacağınız tasmayı kısa çekişler yaparak, onunla konuşarak uyarmak ve yanınızda yürümesini sağlamaktır. Tabii arada bir ödüllendirmeyi unutmayın. Yürüyüşlerde genel kural sizin solunuzdan yürümesidir.


6 aylık civarındaki bir yavru artık kendi ismini çok iyi öğrenmiştir. Onunla hem söz hem de gözle kontak kurabileceğiniz yaştadır. Başlarda eğitim için ona uzun olmayan 5-10 dakikalık zaman dilimleri ayırın. Sonra yavaş-yavaş süreyi uzatın. Etrafında onun konsantrasyonunu azaltıcı uyarımlar olmamasına dikkat edin. Mümkün olduğu kadar sakin bir ortam seçin. Yemekten önceki zamanlar genellikle daha uygundur. Komut verirken aynı ses tonunu kullanın. Eğer o anda gereken tepkileri alamıyorsanız ısrarcı olmayın. Öfkelenmeyin ve sabırlı olun. Unutmayın ki köpekler bu gibi durumları çok iyi hisseder ve onlar da huzursuz olurlar. Eğitimi daha sonraya erteleyin. Çünkü onun konsantrasyonu da insanlarda olduğu gibi her zaman aynı olmayacaktır.
6 aylıktan sonraki eğitim döneminde köpeğiniz için uygun bir eğitim tasması da edinebilirsiniz. Bu tasma doğru bir şekilde kullanılırsa hem canını yakmayacak ve hem de onu daha kolay eğitmenizi sağlayacaktır. Sizin evde verebileceğiniz eğitimler

Otur
 


Bu komut bazen fiziksel bir müdahele kullanmadan da öğretilebilir. Elinizi köpeğinizin başının üzerinde tutun. Parmaklarınız bitişik olsun. Böylece yavru dikkatini elinizde tutacak ve bir şey var zannedecektir. Bu halde iken yavaşça elinizi kafasının üzerinden geriye doğru hareket ettirin. Elinizi takip etmesi onun otomatik olarak oturmasını sağlayacaktır. Bunu yaparken ona aynı zamanda otur komutu verin. Köpeğiniz fiziksel olmayan bu yönteme istenen tepkiyi vermiyorsa ona eğitim tasmasını takın ve kendinize yakın tutun.

Otur komutunu verirken arkasından nazikçe aşağı itip tasması ile hafifçe yukarı çekin. Her iki yöntemin sonunda oturduğu zaman onu sözle (aferin, bravo gibi) ve ödül yiyecekleri ile sevdiğinizi gösterin.
Yat 

Bu komutu öğretmek oturmayı öğrettikten sonra biraz daha kolaydır. Köpeğinizi otur komutu ile pozisyona getirdikten sonra yanına çömelin. Ön ayaklarını yavaşça öne çekerken omuzlarından çok sert olmadan aşağı itin ve aynı zamanda da "YAT" komutu verin. Bir kaç defa komutu tekrarlayarak onu aynı durumda tutun. Ve dediklerinizi uyguladığında yine ödüllendirmeyi unutmayın.


Yürü 

Yürü komutunu otur'u öğrendikten sonra daha kolay öğretebilirsiniz. Solunuzda "OTUR" pozisyonunda iken başlayınız. Yürü diyerek sol ayağınız ile yürümeye başlayın. Aynı zamanda tasma ile hafif bir çekme onu harekete geçirecektir. Koşmaya başlar veya geride kalırsa uygun bir tasma çekiş hareketi ile yanınıza getirin. Aynı yönde ve aynı hızla köpeğinizi yanınızda kontrol altında tutarak ve doğru gidiyorsa sözel olarak, uygun bir ses tonuyla ödüllendirerek yürüyün. Yürü komutunu istediğiniz gibi öğrendikten sonra arada bir yürümeyi durdurup otur pozisyonuna geçirebilirsiniz. Bunu sık olarak yaparsanız bir süre sonra siz durduğunuzda o da otomatik olarak durup oturacak ve sizin diğer komutlarınızı bekleyecektir.
Kal - Bekle 

Bu komutlarda daha farklı bir ses tonu kullanmalısınız. Otur, yat, yürü komutları sert ve otoriter bir tonda verilirken "KAL" komutu daha yavaş ve uzatılarak verilmelidir. Köpeği yanınıza oturtun. Avuç içiniz tam yüzüne bakacak şekilde elinizi ona doğru uzatın. Ani hareketlerden kaçınarak onu korkutmamaya özen gösterin. Eliniz hala yüzünün tam önünde iken biraz uzatarak "KAL" deyip yavaşça önüne geçin. Kayış dik olarak elinizde sizi takip etme eğilimine karşı hazır olmalıdır. Kalkarsa ses tonunuzu ayarlayarak "HAYIR, OTUR, BEKLE" komutlarını tekrarlayın.

Burada amaç köpeğinizi 5 - 10 saniye bekle pozisyonunda tutmaktır. Bu size önünden yanına veya yanından tekrar önüne geçmenize fırsat verecektir. Bunu başarınca onu ödüllendirmeyi unutmayın. Sonra süreyi kadameli olarak artırın. Fiziksel desteğiniz olmadan oturup beklemeye başladığında her seferinde uzun bir adım olmak üzere mesafenizi büyütün. Bu arada el hareketi ve sözel komutu vermeye devam edin. Böylece her ikisinin de kal demek olduğunu zaman içinde anlayacaktır.
Daha ciddi itaat eğitimleri için profesyonel eğitimcilerden yardım almalısınız. Bunun içinde köpeğinizin yaşının 6 ay civarında olması gerekir.

DİĞER EĞİTİMLER İÇİN TIKLAYINIZ.

- Tüylü Dostlarımız.com

Beslenme

Beslenme Giriş
Bir canlının yaşamsal faaliyetleri arasında önemli bir yer tutan beslenme tüm vücut fonksiyonlarının devamlılığı için gerekli temel unsurdur. Canlı vücudunda gelişen tüm metabolik ve fizyolojik olayların rutin işlevlerini sürdürebilmesi için bir miktar besin gereklidir ve bu yaşam payı olarak adlandırılır. Canlının bedensel aktivasyonlarını sürdürebilmesi için de gerekli bir enerji payı ihtiyacı vardır. Yaşam payı ve enerji payı canlının toplam besin ihtiyacıdır ve zorunlu olarak dışarıdan alınması gerekir. Beslenme ne kadar dengeli ve yeterli olursa canlının yaşam kaliteside aynı oranda yüksek olacaktır. Köpeğin ırk, cinsiyet, yaş ve boyutlarına göre besin ihtiyacı farklı olabileceği gibi laktasyon, gebelik, çiftleşme gibi özel durumlarında da günlük besin ihtiyacı farklı olacaktır. Biz bu farklılıkları gözeterek beslenme sayfalarında, beslenmedeki en temel unsurları ve dikkat edilmesi gereken diğer konuları açıklamaya çalıştık. Dikkat ! Bu bilgiler tamamen sağlıklı bir köpeğin temel ihtiyaçları gözetilerek hazırlanmıştır. Doğal olarak hastalıklar veya başka nedenlere bağlı olarak vücudun ihtiyaçları farklılık gösterebilir. Bu nedenle köpeğinizin beslenme şekli ve düzeni veteriner hekiminiz tarafından belirlenmelidir.


Yavru Köpeklerde Beslenme
Köpekler etoburdurlar. Sindirim sistemleri, tek bir mideden ve kısa bir bağırsak sisteminden oluşur. Bu sistem et ve et bazlı besin maddelerini kolayca sindirebilir. Yaşın ilerlemesiyle birlikte vücutta kas dokuda azalma ve yağ dokuda artış olur.
Yetişkin Köpeklerde Beslenme
Beslenmede asıl olan besinlerdeki yaşam payı ve daha sonrada gelişim payının belirlenmesidir. Köpeklerde tüm canlılar gibi hayatlarını devam ettirecek bir miktar yiyeceğe ve enerjiye zorunlu olarak ihtiyaç duyarlar.
Yaşlı Köpeklerde Beslenme
Düzenli ve dengeli bir beslenme tüm canlılarda olduğu gibi köpekler içinde çok önemlidir. Köpeğinizin artık genç olmadığını, daha az hareket ettiğini ve daha az kalori harcayacağını bilmelisiniz.Yaşın ilerlemesiyle birlikte vücutta kas dokuda azalma ve yağ dokuda artış olur. Aktivitesi azalan köpeklerde mama miktarını azaltarak obesiteyi (aşırı şişmanlık) önlenlemek gerekir. Aksi halde yaşlılık nedeni ile kapasitesi azalan sistemlerde aşırı bir yük ve baskı sonucu fonksiyonel bozuklukların oluşumu kaçınılmaz olur. Eklemler ve kemikler de metabolik fonksiyonlarda da azalma sonucu kalsiyumun yetersiz emilimi ve kalsiyum / fosfor oranında değişim nedeniyle deformasyonlar olabileceğinden gıdasında yeterli ve dengeli bir kalsiyum oranı sağlanmalıdır. Enerji kaynağı olarak kullanılan karbonhidratların gıdasında yeterli düzeyde olmasına özen gösterilmelidir.
Hamile Köpeklerde Beslenme
Gebeliğin ilk haftalarında normal oranda verilen yiyecek miktarını, gebeliğin ileri dönemlerinde miktar olarak artırmak gerekir. Yavruların gelişimine paralel olarak artış gösteren besin ihtiyacı, annenin yemeğini kademeli artırarak karşılanmalıdır. Ayrıca içerdiği protein oranının daha yüksek olmasına dikkat edilmelidir.
Zehirlenmeler
Zehirlenmeler kedi ve köpeğinizin başına gelebilecek en tehlikeli olaylardan birisidir. Zehirlenmenin türüne göre uygulanacak tedaviler farklılık gösterdiğinden mutlaka veteriner hekim müdahalesi gerektirir. Örneğin kimyasal bir maddeyle zehirlenmede uygulanacak tedavi ile bozuk bir gıdanın alımı sonucu oluşan zehirlenmede uygulanacak tedavi aynı değildir.

- Tüylü Dostlarımız.com

Aşılar

İster insan, ister hayvan olsun bir canlının yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürebilmesi için koruyucu hekimlik önemli bir faktördür. Canlının yaşamını tehlikeye sokabilecek veya kalıcı arazlar oluşturabilecek bazı hastalıkları daha ortaya çıkmadan önlemek, bu hastalıkların oluştuktan sonraki tedavisinden daha fazla önem taşır. Bir çok viral veya bakteriyel hastalığa karşı geliştirilen aşılar çok uzun zamandır koruyucu hekimlikte kullanılmaktadır. Bu nedenle aşılar, koruyucu hekimliğin en önemli silahlarından biri sayılabilir. Örnek vermek gerekirse, bir çok ülkede büyük tehdit oluşturan ve binlerce insan ve hayvanın ölümüne neden olan kuduz, bugün koruyucu hekimlik ve kuduza karşı geliştirilen aşılar sayesinde önemini yitirmiştir.

 
Aşılama Öncesi Dikkat Edilmesi Gerekenler
Aşılar sağlıklı olan köpeklere uygulanmalıdır. İç ve dış paraziti bulunan köpeklere aşı uygulanmamalıdır. Aşılanacak hayvanlar parazitlerden arındırılmış olmalıdır.

Aşılamaya Rağmen Bağışıklığın Oluşmaması
Yavrularda aşı hatalarının (istenilen bağışıklığın sağlanamaması, yetersiz bağışıklık) en yaygın sebebi, bağışıklığın gelişimi sırasında yavrunun vücudunda bulunan maternal antikorların etkisidir. Maternal antikorlar yavrularda...
Aşıların Kullanım Amacı
Bağışıklık; vücuda giren veya verilen mikroorganizma, protein ve bu gibi yabancı maddelere karşı vücudun bütün savunma sistemleri ile karşı koyması, direnç göstermesi ve kendini korumasıdır. Vücuda giren bu yabancı maddelerin neden olduğu hastalıklar atlatıldıktan sonra hayvanlarda bu hastalıklara karşı doğal bir direnç oluşur..
Uygulanması Gereken Aşılar
Karma aşılar DHPPI, DHPPI+L, DP, CPV/CV gibi değişik formlarda ve içeriklerde hazırlanmış olup, bugün ülkemizde veteriner hekimler tarafından kullanılmaktadır. Bu harfler, aşının köpeğinizi bağışık kıldığı hastalıkların baş harflerini göstermektedir.
Aşıların Uygulanış Şekli ve Yeri
Seri aşılamalarda aynı türden iki aşılama arasındaki süre (örn. Karma Aşı), üç haftadan az olmamalıdır. İlk aşı verildikten sonra 2. aşının 3-5 gün sonra verilmesi anlamsızdır ve bir işe yaramaz. Aynı şekilde 2. aşı dozu, 1. aşı verildikten uzun süre sonra verilecek olursa etkisiz olabilir.
Aşılama Sonrası Dikkat Edilecekler
Aşının uygulandığının hemen ertesi günü yavruda bağışıklık oluşmasını sağlayamadığı, gözardı edilmemesi gereken bir noktadır. Aşıdan beklenen koruma, ancak uygulamadan 7-10 gün sonra maksimum seviyeye ulaşır. Bu nedenle özellikle yavrularda aşı yapıldı güvencesi ile dışarı çıkarılmamalıdır.

- Tüylü Dostlarımız.com

Köpek Hastalıkları

GÖZ VE KULAK

Konjonktivit İltihabı: Başlangıç sebebi olarak; polenler, dolaşma ve koklamalar sırasında göze temas eden otlar, virüsler, bakteriler ve mantarlar sayılabilir. İlk önceleri, hafif bir pembelik ve damarların belirginleşmesi ile başlar. Başlangıçta akıntı şeffaf ve temizdir; ancak hemen tedavi olmazsa koyulaşır ve iltihaplı bir hal alır, ışığa hassasiyet oluşur. Göz ve çevresinin bu dönemde çok temiz tutulması ikinci bir enfeksiyon oluşumuna izin vermemek açısından önemlidir. Bakteriyel ya da diğer bir etken kaynak sebepli değilse, insana ve ya diğer bir hayvana bulaşma göstermez. Bulgular fark edildiğinde hekim müdahalesi ile kısa sürede sonuç alınacaktır.
Köpek Hastaliklari - KataraktKornea Yaralanmaları:  Özellikle kedi tırmalaması nedeniyle ortaya çıkabilen olaylara sıklıkla rastlanılmaktadır. Ayrıca kazalar, çarpma ve gözü kaşımak amacıyla sürtme vb. nedenlerle yüzeysel, derin veya ciddi doku kayıplı yaralar oluşabilir. Yüzeysel yaralanmalarda hafif bir yaş akıntısıyla kendini gösteren Kornea Yaralanmaları, derin yaralanmalarda gözde şişkinlik, göz yaşının yoğun olarak akması ve kronikleşen durumlarda görme bozukluğuna kadar varan semptomları vardır.Bu tür kronikleşmiş durumlarda gözün alınmasına kadar gidilebilir. Fark edilebilen basit belirtiler,en kısa sürede hekime gösterilmelidir.
Katarakt: Daha çok ileri yaşlarda görülmesine rağmen, her yaşta ve ırkta karşımıza çıkabilmektedir. Ancak, bazı ırklar katarakta daha hassastır. Sıkça görülmesine karşın nasıl oluştuğuna ait mekanizma tam olarak bulunamamıştır. Bozulma lensin saydam yapısının matlaşmasıyla başlar şeffaf olan yapı her geçen gün bozulur ve bunun sonucunda görme bozukluğu ortaya çıkar. Bir kaç değişik formda ortaya çıkabilen katarakt, çoğunlukla 6-7 li yaşlarda başlar; daha önce görülmesi ırksal hassasiyet nedeniyledir. Hassas olduğu bahsedilen bu ırklara; Chow chow, Yorshire terrier, Doberman, Pekingese örnek verilebilir. Bunun dışında katarakt’ın ortaya çıkış nedeni olarak şeker hastalığı ve travmalar sayılabilir. Gözde belirgin bir matlaşma ilk fark edilen belirtidir, hasta geceleri gündüze oranla çok daha iyi görür. Gözde bulanıklık ve matlaşma fark edildiğinde, erken teşhisle ilerleme durdurulabilir ya da operasyon ile tamamen görme kaybı engellenebilir.
Köpek Hastaliklari - Tartar Kulak Mantarı: Kulak kanalında doğal olarak bulunan Mantar,özellikle yüzmeyi ve banyoyu seven köpeklerde; bu aktviteler sonrasında kulak kanalının iyice temizlenmemesi sonucunda ortaya çıkar. Daha çok uzun ve büyük kulaklı köpeklerde (S.Cocker, Beagle vb)görülen Mantar hastalığı; şiddetli kaşıntı ile kendini gösterir. Kulak girişindeki kılların kesilmesi ve hekim tarafından sık sık ilaçlı kulak temizliği yapılması bu kaşıntıyı azaltır, Lokal kullanılacak ilaçlar ve düzenli bakım ile soruna kesin çözüm sağlanacaktır.
Sağırlık: Doğumsal olabileceği gibi, sonradan oluşan bir enfeksiyon vb. nedenler ile meydana gelebilen işitme kaybı olarak tanımlanabilir. Belirgin seslere ve uyarılara tepkisizlik en açık göstergesidir. Doğumsal olmayan sağırlığı oluşturabilecek etkenlerin, düzenli bakım ve temizleme ile ortadan kaldırılması, yapılabilecek tek şeydir. Doğumsal sağırlıkta ise yapılacak bir tedavi bulunmamaktadır.
Orta kulak İltihabı: Gezdirme sırasında kulak içine kaçabilecek Pisipisi Otu,bu oluşumu yaratacak en önemli sebeplerden birisidir. Bunun dışında kulak içinde şekillenmiş bir enfeksiyonun ilerleyen boyutlarında ortaya çıkan dış kulak yolu yangılarının ilerleyen dönemlerinde de ortaya çıkabilir. Hastada; çevreye ilgisizlik, başı öne eğerek yürüme, dengesizlik, ağrı nedeniyle kulağı elletmeme gibi belirtiler açıkça gözlenir. İlerleyen hallerde kokulu ve iltihaplı bir sıvı görülür. Bu vakalarda vakit kaybetmeden hekim müdahalesi gerekir.


ENFEKSİYONLAR


Toksoplazma: Hastalığın bulaşması oral yoldan olmaktadır. Parazitin yumurtaları ile enfekte olan çiğ etlerin yenilmesi ile olabildiği gibi paraziti taşıyan kedi ve köpeklerin dışkısı ile bulaşmış gıdaların yenilmesiyle de ortaya çıkabilir. Oral yolla alınan parazitler, bağırsak epitellerine tutunarak çoğalırlar ve buradan da kan ve lenf yoluyla beyin, akciğer, karaciğer ve plasenta gibi yerlere ulaşarak buralarda çoğalmalarını sürdürürler. Belirgin belirtiler; iştahsızlık, yüksek ateş, zor solunum, felç görünümü sayılabilir. Hamilelikte yavru atmaya kadar giden bu durum hemen her yaştaki köpekte görülebilir. Bu enfEksiyondan korunmak için çiğ ya da az pişmiş et verilmemeli hekim tarafından düzenli kontroller yaptırılarak bu parazitlerin atılması gereklidir.
Kisthiydatik: Kaynağı Echinocock denilen bir parazit olmakla beraber, köpekler bu paraziti enfekte olmuş sakatat vb. gıdalardan rahatlıkla alabilirler. Bu parazit, kendisini taşıyan köpeklerde belirgin sorunlar yaratmaz ancak dışkılama sırasında halka ya da yumurtalar şeklinde görülür. İnsana bulaşabilen bu parazit, köpeklerin dışında iyi yıkanmamış sebze ve meyvelerden de alınabilir. Köpeklerin korunması için düzenli olarak paraziter tedavilerinin takibi yaptırılmalıdır.


DERİ


Köpek Hastaliklari - Kalp KurduEgzama:  Egzamanın oluşumunda hem iç hem de dış etkenler rol oynar. iç hastalıkların başında; düşük kaliteli mamalarla beslenme, sarılık, iç parazitlerln yoğunluğu, vitamin ve minerallerin eksikliği vb.sayılabilir. Dış etkenler ise; Tüylerin sıkça ıslak bırakılması, kirli ve bakımsız deri-tüy ,Hayvanlara uygun olmayan maddeler ve şampuanlarla yıkama yapılması vb.olarak sıralanabilir. Başlıca belirtisi, kaşıntı ve kızarıklıktır. Bu kaşıntıya bağlı tüy dökülmesi, tüyün yapışık bir hal alması; ilerleyen durumlarda ise, sulu alanlarda kurumalar, derinin kalınlaşması, iltihaplı ve kokulu akıntılar oluşur. Dış parazit tedavilerinin düzenli yapılması, dengeli beslenme ve tüy bakımı hastalığın oluşmasını büyük ölçüde engeller. Hastalığın oluşması halinde, laboratuar tetkikleri uygun görülmekte, akabinde kısa veya uzun     süreli hekim tedavisi gerekmektedir.
Köpek Hastaliklari - KeneMantar: Sıklıkla genç yaştaki köpeklerde görülür. Ortak yada hijyen kurallarına dikkat edilmeden kullanılan tarama fırçaları, taşıma kapları vs.yoluyla yada direk temas ile bulaşması kolaydır. Genellikle kulak, kuyruk gibi bölgelerde şekilli, dairesel tüy dökülmesi görüntüsüyle ortaya çıkar. Hastalık bilinenin aksine, ağır kaşıntılı değildir. Laboratuar tetkiki akabinde hekim müdahalesi gerekir.
 Uyuz: Sağlıklı hayvan derisinde bekler durumda bulunan bu parazit, kötü bakım şartları, yoğun sıcak hava, kalitesiz ve besin değeri düşük mama kullanımı vb.etkenlerle açığa çıkar. Tasma, taşıma kabı, tarama fırçası vb. ortak kullanımlı eşyalardan kolaylıkla bulaşır.üzeri pullu,kırmızı ve kabarık noktalar halinde görülebileceği gibi, içi kanlı bir sıvıyla dolu olan görünümü de vardır. İnsana bulaşabilir. Tanım; deri kazıntısı ile laboratuar tetkikleri neticesinde onaylanarak hekim tarafından en kısa süre içinde tedavisi yapılmalıdır.



BESLENME HASTALIKLARI


Aşırı şişmanlık: Hekiminizden öğrenebileceğiniz yaş ve ırk ve cinsiyet özelliklerine uygun kilonun %15-25 üzerine çıkılması aşırı şişmanlık (obezite)olarak tanımlanabilir. En büyük neden düzensiz beslenme ve hareketsizlik olarak görülür. Bunların dışında yaşlılık, kısırlaştırma, stres gibi faktörler de etkilidir. Başlangıçta kuyruk dipleri ve karın bölgesinde aşırı yağlanmayla dikkat çeker. Olumsuz etkileri, kalp rahatsızlıkları, şeker, hareket kaybı, kabızlık olarak gösterilebilir. Düzenli hekim kontrolünde olan köpeklerde takip edildiği taktirde ender olarak görülür. Prescription mama kullanımı, düzenli hekim gözetimi ile kontrol edilebilir.
Aşırı Zayıflık: Mide ve bağırsakların aşırı dolu olması, korku, yabancı cisim yutma, tümörler vb.durumlarda ortaya çıkan iştah kaybı; sürekliliğin boyutu önemli olmak kaydıyla özen gösterilmesi gereken ciddi bir durumdur. Aşırı kilo kaybı büyük bir halsizlik ,kas kaybı ve anemi oluşumunu yaratır. Oranları ayarlanmış dengeli bir beslenme ,vitamin ve mineral takviyesi yapılmalıdır. Hekim desteği alınmadığı taktirde sonuç ölüme kadar gidebilir.
Kemik Gelişim Bozukluğu: Özellikle büyük ırka mensup köpeklerde bebeklik döneminde bilinçsiz ve aşırı beslenme sonucu ortaya çıkan ve ileriki yaşam sürecini kökten etkileyecek bir durumdur. Kemiklerin henüz gelişimini tamamlamadığı bu dönemde, üstlerine besinsel ağır bir yükün binmesi kemik gelişimini olumsuz etkileyecektir. Hekim kontrolünde bir besin diyeti ile erken dönemde alınacak tedbirler ile kontrol edilebilir.
Taş,Toprak ve Dışkı yeme: Profesyonel olmayan mama alışkanlığı, ilk 6 ay içinde yoğun olarak görülen vitamin, mineral ve diğer yaşamsal maddelerin vücuda yeteri kadar alınmamasıyla ortaya çıkan bu durum, köpeğin vücudundaki bu eksik maddeleri takviye etmek istemesiyle beraber ortaya çıkan kötü bir alışkanlıktır. Profesyonel mama kullanımına geçilmesi ve bu gibi durumlar için özel olarak hazırlanmış ek ürünlerin hastaya verilmesiyle hekim kontrolünde toparlanacak bu durum ilk etapta sizleri korkutsa da kontrolü kolaydır.


KEDİ VE KÖPEKLERDE


BESLENME YANLIŞLARI
Kedi ve köpeklerde gözlenen enerji fazlalığı,yetersiz beslenme yada diğer nedenlerden kaynaklanan sağlık problemleri,pratik olarak 4 ana başlıkta toplanabilir.
Enerji fazlalığı: Büyük ırklardan German Shepherd(Alman çoban köpeği),St.Bernard,Alman Doggie köpeklerinin büyüme devrelerinde yüksek enerji alınması sonucunda ”Osteochondros Sendromu”ortaya çıkar.Bu durum,geri dönüşümsüz olarak iskelet sisteminde bozukluklara sebep olur ve hayvanın tüm hayatı boyunca yaşayacağı problemlere neden olur! Enerji fazlalığı,yetişkin köpeklerde ise,Adipozitaza(aşırı kilo)’ya sebep olur.Normal canlı ağırlığının %20′sinin aşılması,bu soruna neden olur.
Gelişmiş ülkelerde,kedi ve köpeklerde en fazla rastlanan beslenme yanlışlığıdır!
Köpeklerin%25-40,kedilerin ise %20-30′unda,bu probleme rastlanır…
Aşırı kilo,iskelet sisteminde olumsuz etki yaptığı gibi,diabet ve tümör riskini de arttırır!Ayrıca enfeksiyon kaynaklı hastalıklara karşı hayvanın direncini düşürür!
Enerji bakımından eksik beslenme,genellikle görülmez.
Yetersiz Beslenme: Kedi ve köpek bakımında,en büyük beslenme yanlışlarından biri de,Kalsiyum (Ca) yetersizliğidir. Özellikle büyüme dönemlerinde Kalsiyum yetersizliğinin en büyük nedeni,fazla fosfor alımıdır!Kalsiyum,eksik beslenmenin yanında alınan fazla et ve sebze nedeniyle düşmesidir..Bu nedenle besinlere ek olarak verilecek Kalsiyum bu problemin çözülmesine yardımcı olacaktır.
Köpek Hastaliklari - YemekSodyum(Na)eksikliği,genelde evde hazırladığımız kedi-köpek mamalarına yeterince tuz ilave etmememizden kaynaklanmaktadır.. bunun sonucunda hayvanlarınızda taşikardi ve exikkoz gibi problemler görülmektedir. Kedilerde gözlemlenen Taurin(esansiyel amino asit)eksikliği,tek taraflı hayvansal yağdan yoksun beslenme yanlışlığı sonucunda ortaya çıkar..
Kedi ve köpeklerde gözlemlenen diğer esansiyel besin maddeleri eksikliklerinde özellikle,lilolenik asit(sakatat ile besleme)farklı vitaminler(Biotin,vitamin A,E,B2,B6) ve mineral maddelerin(çinko,demir,iyot)eksikliklerinde,deri ve tüy problemleri ortaya çıkar!
Köpek Hastaliklari - BeslenmeHybervitaminoz(Vitamin Fazlalığı): Vitamin D preparatlarının gereksiz yere kullanılması durumunda,yumuşak dokuların kireçlenmesi,özellikle damar ile böbreklerde harabiyet meydana gelmesine neden olur! Vitamin A fazlalığı,fazla miktarda pişmemiş ciğer tüketen kedilerde gözlemlenir…
Bu beslenme yanlışında devam edilirse,boyun ve sırt bölgesindeki kemiklerde üremeler şekillenir ve kedi,kafa çevirme hareketlerini yapamaz. Geri dönüşümü olmayan bu problem,yanlış beslenme devam ederse hayvanın ölümüne neden olacaktır!
 Diğer Beslenme Yanlışları: ”All-Meat”sendromu;ani ve fazla et ile beslenme sonucunda Kalsiyum ve İyot yetersizliğine bağlı olarak deri yapısında bozukluk,kepeklenme,cıvık-kötü kokulu dışkı ve iskelet bozukluğu problemleri ortaya çıkar…
Bu durumun önlenmesi için sebze ve meyve ağırlıklı rasyonlar ve ilave mineral takviyesi yapılmalıdır! Erişkin kedi ve köpeklerde gözlemlenen güçlü veya zayıf Laktoz-intoleransı nedeniyle süt ve süt ürünlerinin,sadece belli sınırlar dahilinde ve özellikle sütün yarı yarıya su ile karıştırılması şekliyle verilmesi önerilir…
Günlük laktoz alımı,1-2g/kg canlı ağırlık kalsiyum düzeyini aşmamalıdır!
Köpeklerde çok fazla yada sürekli olarak kemik tüketilmesi,(10g/kg kalsiyum/gün)hareket zorluğuna,ağır obstipasyonlara (tıkanıklık),sindirim sisteminde yaralanmalar ve bozukluklara neden olmaktadır!
Bu 4 madde başlığı altında incelenen ve kedi köpek sahiplerinin alışkanlıklar ve kulaktan dolma bilgiler ile sıklıkla yaptıkları beslenme yanlışlıkları,kedi ve köpeklerin hastalanmalarına hatta ölümlerine sebep olmaktadır!
Tüm bu beslenme hatalarını minimuma indirmek için daima hekim kontrolünde bir beslenme diyeti uygulanmalı ve içeriği her ırka uygun özenle hazırlanmış olan Profesyonel Kuru mamalar öncelikle tercih edilmelidir!

- Tüylü Dostlarımız.com